- Ana Sayfa
- Edebiyat
- Hikaye - Öykü
- Bahar ve Kelebekler
Bahar ve Kelebekler
Küçük salonun fes renginde kalın, ağır perdeli geniş penceresinden dışarısı muhteşem, parlak bir suluboya resmi gibi görünüyordu. Saf, mavi bir gökyüzü. Çiçekli ağaçlar... Uyur gibi sessiz duran deniz... Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altında dağlar... korular, beyaz yalılar... Bütün bunların üzerinde bir esatir rüyasının havai gerçeği gibi uçan martı sürüleri! Pencerenin önündeki şişman k...
Küçük salonun fes renginde kalın, ağır perdeli geniş penceresinden dışarısı muhteşem, parlak bir suluboya resmi gibi görünüyordu. Saf, mavi bir gökyüzü. Çiçekli ağaçlar... Uyur gibi sessiz duran deniz... Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altında dağlar... korular, beyaz yalılar... Bütün bunların üzerinde bir esatir rüyasının havai gerçeği gibi uçan martı sürüleri! Pencerenin önündeki şişman koltuğa gayet zayıf, gayet sarı, gayet ihtiyar bir kadın oturmuştu.
Devamını OkuKüçük salonun fes renginde kalın, ağır perdeli geniş penceresinden dışarısı muhteşem, parlak bir suluboya resmi gibi görünüyordu. Saf, mavi bir gökyüzü. Çiçekli ağaçlar... Uyur gibi sessiz duran deniz... Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altında dağlar... korular, beyaz yalılar... Bütün bunların üzerinde bir esatir rüyasının havai gerçeği gibi uçan martı sürüleri! Pencerenin önündeki şişman koltuğa gayet zayıf, gayet sarı, gayet ihtiyar bir kadın oturmuştu.
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.