Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Bayan Ra’nın Raporları

199,00 ₺

Bayan Ra’nın Raporları, okuyucuyu İspanya’da boğa güreşi yapılan bir arenadan Granada’nın
gökyüzüne açılan avlularına, oradan da Picasso’nun dehşeti yansıtan Guernica tablosunun tam
ortasına taşır. Bayan Ra, Sherlock Holmes gibi elinde feneriyle hafızanın kuytularına iner, bellek
ve kimlik üzerine zorlu bir sorgulama başlatır.
Ra’nın gözünden dünya, hem kişisel hem de politiktir. Anneliğin kırılga...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Anı - Anlatı, Edebiyat
Fatma Serra Taşkapılı
14 Kasım 2025
120
Türkçe
Karton
135x210 mm
9786255695475
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Bayan Ra’nın Raporları, okuyucuyu İspanya’da boğa güreşi yapılan bir arenadan Granada’nın
gökyüzüne açılan avlularına, oradan da Picasso’nun dehşeti yansıtan Guernica tablosunun tam
ortasına taşır. Bayan Ra, Sherlock Holmes gibi elinde feneriyle hafızanın kuytularına iner, bellek
ve kimlik üzerine zorlu bir sorgulama başlatır.
Ra’nın gözünden dünya, hem kişisel hem de politiktir. Anneliğin kırılganlığı ve gündelik hayatın
sıkıntıları, küresel acıların varoluşsal yüküyle iç içe geçer. ABD’de gördüğü kurucu liderlerin
heykelleri, sömürgeleştirilmiş toprakların ruhunu duyurur. Irak ve Filistin’deki bitmeyen
mücadele ise onun uykularını bölen, kabuk tutmayan bir yaraya dönüşür. Kahire’den İspanya’ya,
oradan Amerika’ya uzanan bu seyahatler, sadece fiziksel yer değiştirmeler değil; tarih, kültür ve
vicdan arasında yapılan zorlu hesaplaşmalardır.
Bayan Ra’nın Raporları, dünyanın ağırlığı altında sıkışıp kalan vicdanlı bir aydının kaleminden
eleştirel bir anlatı.
Bu bir göl. Eski zamanların birinde, romantik şair kendini gölün kıyısında otururken hayal
ederdi; belki de dalları âdeta hüzünlü bir kadının çözülmüş saç örgülerini andıran bir söğüdün
dibinde... Göle uzun uzun bakar, yüzeyinde Narcissus’un güzel ve kederli yüzünü görürdü.
Kendinden bir parça bulduğunda bu onu derinden etkiler, aklı başından gider ve ruhu için endişe
duyarak mırıldanırdı: Zavallı şey, sana kim acır ki? Ardından da mersiyesine başlardı...

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.