Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Düşünce - Mekân Diyalektiğinde Antik Roma Kentleri

280,00 ₺

Roma, bir imparatorluktan çok daha fazlasıdır: Bir “mekân felsefesi”dir. Yolları, birliğe; tapınakları, kutsala; forumları, adalete açılır. Vatandaşlık, yalnız hukuki bir statü değil, kentin ruhuna karışan bir bilinçtir. Dolayısıyla her yapı, her meydan, her anıt; aklın, inancın ve iktidarın birlikte kurduğu bir düşünce haritasıdır. Düşünce - Mekân Diyalektiğinde Antik Roma Kentleri, tarihin en ç...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Kentleşme, Sosyoloji
11 Aralık 2025
224
Türkçe
Karton
135x215 mm
9786253966805
Stokta yok
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

Roma, bir imparatorluktan çok daha fazlasıdır: Bir “mekân felsefesi”dir. Yolları, birliğe; tapınakları, kutsala; forumları, adalete açılır. Vatandaşlık, yalnız hukuki bir statü değil, kentin ruhuna karışan bir bilinçtir. Dolayısıyla her yapı, her meydan, her anıt; aklın, inancın ve iktidarın birlikte kurduğu bir düşünce haritasıdır. Düşünce - Mekân Diyalektiğinde Antik Roma Kentleri, tarihin en çok konuşulan uygarlıklarından birinin kentlerini, sadece arkeolojik kalıntılar ya da mimari düzenler olarak değil; bir düşünce sisteminin, bir dünya tasavvurunun mekânsal tezahürü olarak ele alıyor. Bu kitap, Antik Roma’nın krallık, cumhuriyet ve imparatorluk dönemlerini, her birini bir “düşünce katmanı” olarak çözümleyerek okura bir çağrıda bulunuyor: Kentlere sadece gözle değil, zihinle bakmak. Bugün modern dünyanın küresel kentine evrilen ekümenopolis tartışmalarının gölgesinde, Roma hâlâ bize bir şey söyler: İnsanın kurduğu her kent, eninde sonunda kendisini kurar. Antik taşlar arasında dolaşan o ses, hâlâ aynı gerçeği fısıldar: “Senin kentin, senin düşüncendir.”

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.