- Ana Sayfa
- Edebiyat
- Roman - Günümüz
- Güvercin Tüneli
Güvercin Tüneli
Kitaplarımdan birine, geçici olarak Güvercin Tüneli adını koymadığım sayılıdır. Bu adın nereden geldiğini açıklamak kolay. On dört, on beş yaşlarındayken, babam beni Monte Carlo'daki kumar partilerinden birine götürmeye karar vermişti. Eski kumarhanenin yanında bir spor kulübü vardı, çimle kaplanmıştı, atış poligonu denize bakardı. Çimlerin altına yerleştirilmiş birbirine paralel tüneller deniz kı...
Kitaplarımdan birine, geçici olarak Güvercin Tüneli adını koymadığım sayılıdır. Bu adın nereden geldiğini açıklamak kolay. On dört, on beş yaşlarındayken, babam beni Monte Carlo'daki kumar partilerinden birine götürmeye karar vermişti. Eski kumarhanenin yanında bir spor kulübü vardı, çimle kaplanmıştı, atış poligonu denize bakardı. Çimlerin altına yerleştirilmiş birbirine paralel tüneller deniz kıyısına uzanırdı.
O tünellere, kumarhanenin damında tuzağa kapanan yumurtadan yeni çıkmış canlı güvercinler yerleştirilmişti. İşleri, zifiri karanlık tünelde kanat çırparak Akdeniz semalarına ulaşıp ellerinde tüfeklerle, kah ayakta, kah yere uzanmış, bekleyerek avlanan besili beyefendilere hedef olmaktı. Iskalanan veya uçmayı yeni öğrenmiş güvercinlerse, öbür güvercinlerin yaptıklarını yapardı. Dünyaya geldikleri yere, kendilerini aynı kapanların beklediği, kumarhanenin damına dönerlerdi.
İşte bu manzaranın, uzun yıllar gözümün önünden gitmemesinin nedenini, okurlar belki benden daha iyi anlayabilirler.
- John le Carre
Kitap Özellikleri
3-5 gün içinde kargoya verilir
Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.
Kitaplarımdan birine, geçici olarak Güvercin Tüneli adını koymadığım sayılıdır. Bu adın nereden geldiğini açıklamak kolay. On dört, on beş yaşlarındayken, babam beni Monte Carlo'daki kumar partilerinden birine götürmeye karar vermişti. Eski kumarhanenin yanında bir spor kulübü vardı, çimle kaplanmıştı, atış poligonu denize bakardı. Çimlerin altına yerleştirilmiş birbirine paralel tüneller deniz kıyısına uzanırdı.
O tünellere, kumarhanenin damında tuzağa kapanan yumurtadan yeni çıkmış canlı güvercinler yerleştirilmişti. İşleri, zifiri karanlık tünelde kanat çırparak Akdeniz semalarına ulaşıp ellerinde tüfeklerle, kah ayakta, kah yere uzanmış, bekleyerek avlanan besili beyefendilere hedef olmaktı. Iskalanan veya uçmayı yeni öğrenmiş güvercinlerse, öbür güvercinlerin yaptıklarını yapardı. Dünyaya geldikleri yere, kendilerini aynı kapanların beklediği, kumarhanenin damına dönerlerdi.
İşte bu manzaranın, uzun yıllar gözümün önünden gitmemesinin nedenini, okurlar belki benden daha iyi anlayabilirler.
- John le Carre
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.