- Ana Sayfa
- Felsefe - Düşünce
- İslam Felsefesi
- Huzûr-ı Akl ü Fende Mâddiyyûn Mesleki Dalâleti
Huzûr-ı Akl ü Fende Mâddiyyûn Mesleki Dalâleti
On dokuzuncu yüzyılda, Almanya'da Hegel'le doruğa çıkan Alman idealizmine çok yönlü muhalefetin bir parçası ve Fransız klasik materyalizminin pozivitst mahiyetteki bir uzantısı olarak ortaya çıkan Feuerbach sonrası materyalizmin ya da Marks ve Engels'in nitelemesiyle "vülgermateryalizm"in hak ettiğiden çok daha büyük, ancak "mevsimsiz", geç bir ilgiyle aktarıldığı, vülgerliğini yitirerek oldukça "...
On dokuzuncu yüzyılda, Almanya'da Hegel'le doruğa çıkan Alman idealizmine çok yönlü muhalefetin bir parçası ve Fransız klasik materyalizminin pozivitst mahiyetteki bir uzantısı olarak ortaya çıkan Feuerbach sonrası materyalizmin ya da Marks ve Engels'in nitelemesiyle "vülgermateryalizm"in hak ettiğiden çok daha büyük, ancak "mevsimsiz", geç bir ilgiyle aktarıldığı, vülgerliğini yitirerek oldukça "sofistike" bir fikri akım hüviyeti kazandığı Osmanlı-İslam kültür dünyasındaki çok yönlü etkilerine tanıklık eden felsefi metinleri bütüncül ve sistematik bir ilgiyle gündeme taşımak, başından beri Osmanlı Felsefe Çalışmaları dizisinin programında yer alıyordu. Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi'nin Huzur-ı Akl ü Fende Maddiyyun Maslek-i Dalaleti başlıklı materyalizm eleştirisi bu metinler arasında önemli bir yer işgal ediyor.
Devamını OkuKitap Özellikleri
3-5 gün içinde kargoya verilir
Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.
1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!
On dokuzuncu yüzyılda, Almanya'da Hegel'le doruğa çıkan Alman idealizmine çok yönlü muhalefetin bir parçası ve Fransız klasik materyalizminin pozivitst mahiyetteki bir uzantısı olarak ortaya çıkan Feuerbach sonrası materyalizmin ya da Marks ve Engels'in nitelemesiyle "vülgermateryalizm"in hak ettiğiden çok daha büyük, ancak "mevsimsiz", geç bir ilgiyle aktarıldığı, vülgerliğini yitirerek oldukça "sofistike" bir fikri akım hüviyeti kazandığı Osmanlı-İslam kültür dünyasındaki çok yönlü etkilerine tanıklık eden felsefi metinleri bütüncül ve sistematik bir ilgiyle gündeme taşımak, başından beri Osmanlı Felsefe Çalışmaları dizisinin programında yer alıyordu. Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi'nin Huzur-ı Akl ü Fende Maddiyyun Maslek-i Dalaleti başlıklı materyalizm eleştirisi bu metinler arasında önemli bir yer işgal ediyor.
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.