İkinci Yeni'den Sonra Kanon Mücadelesi
Edebiyat alanı, metinlerin birbiriyle ilişkilendiği ve
yazarların başka yazarları örnek alarak kendilerini kurduğu
bir yapı gibi görülse de aynı zamanda tanınma ve kabul
edilme uğraşının verildiği mücadeleyle de şekillenir. Bu
daimi çatışmanın izini süren Kanon Mücadelesi’nde
1960’tan sonra şiir alanındaki “edebiyat savaşları” ele
alınıyor. Nâzım Hikmet’in kitaplarının yeniden dolaşıma
gird...
Kitap Özellikleri
Edebiyat alanı, metinlerin birbiriyle ilişkilendiği ve
yazarların başka yazarları örnek alarak kendilerini kurduğu
bir yapı gibi görülse de aynı zamanda tanınma ve kabul
edilme uğraşının verildiği mücadeleyle de şekillenir. Bu
daimi çatışmanın izini süren Kanon Mücadelesi’nde
1960’tan sonra şiir alanındaki “edebiyat savaşları” ele
alınıyor. Nâzım Hikmet’in kitaplarının yeniden dolaşıma
girdiği 1965’i bir milat kabul eden Yalçın Armağan, bu
tarihten sonra İkinci Yeni ile Nâzım Hikmet’in kaderinin
artık iç içe geçtiğini ve bunun kanon mücadelesini
doğrudan belirlediğini iddia ediyor. 1980’lere gelindiğinde
ise kanon ve tanınma mücadelesinin, merkez ve çeper
ilişkilerini nasıl değiştirdiğini İlhan Berk, Asaf Hâlet Çelebi
ve Gülten Akın gibi tekil örnekler üzerinden gösteriyor.
Kanon Mücadelesi, 1960’tan 1990’lara uzanan nispeten
kısa bir döneme odaklansa da ayrıntıları öne çıkararak
Melih Cevdet Anday, Halkın Dostları, Cahit Zarifoğlu ve
Turgut Uyar’a açılan hayli uzun bir yolun menzillerinde tek
tek duruyor. Yöntemi, odaklandığı dönemin tarihsel
etkilerini sunması, ayrıntıları ele alış biçimiyle görünenin
ardındaki niyetlere ve endişelere işaret ederek farklı bir
edebiyat tarihi anlatıyor
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.