Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

İslam Otoriterlik ve Geri Kalmışlık Küresel ve Tarihsel Bir Karşılaştırma

391,00 ₺ 460,00 ₺
%15 indirim
Sepette geçerli tahmini birim fiyat (kargo ve genel sepet koşulları hariç).

“İddialı ve başarılı bir analiz.” Prof. Dr. John Waterbury, Foreign Affairs “2022 yılının en iyi kitaplarından. Rusya’da Putin-Kilise ortaklığı düşünüldüğünde, Kuru’nun teorisi İslam dünyası dışında da geçerli.” Diana Darke, Times Literary Supplement “Kuru’nun kitabı Müslüman entelektüel dünyada fırtınalar estirdi. Açık ve demokratik bir topluma, rekabetçi bir ekonomiye sahip olmaktan ba...

Devamını Oku
Ahmet T. Kuru
Araştırma-İnceleme, İslam
9786053148081
Ayrıntı Yayınları
368
Stokta var

“İddialı ve başarılı bir analiz.” Prof. Dr. John Waterbury, Foreign Affairs “2022 yılının en iyi kitaplarından. Rusya’da Putin-Kilise ortaklığı düşünüldüğünde, Kuru’nun teorisi İslam dünyası dışında da geçerli.” Diana Darke, Times Literary Supplement “Kuru’nun kitabı Müslüman entelektüel dünyada fırtınalar estirdi. Açık ve demokratik bir topluma, rekabetçi bir ekonomiye sahip olmaktan başka bir yol olmadığını söylüyor. ‘Bu Batılılaşma değil, aksine İslam’ın ruhuna uygun’ diyor.” Julia Suryakusuma, Jakarta Post (Endonezya) “Nesiller boyu düşünürler, bir zamanlar entelektüel açıdan yaratıcı ve ticari açıdan canlı olan İslam dünyasının neden geri kaldığı ve baskıcı bir yönetimi sembolize eder hale geldiği konusunda kafa yormuşlardır. Ahmet T. Kuru, titizlikle araştırılmış, kavrayıcı ve ezber bozan bu kitabında, birbiriyle bağlantılı bu dönüşümleri din adamları ve devlet arasındaki karmaşık ittifaka bağlıyor. Değişik disiplinlerden akademisyenlerin yanı sıra İslam’ın çağlar boyunca oynadığı entelektüel, siyasi ve ekonomik rollerle ilgilenen geniş kitlelerin de ilgisini çekecektir.” Prof. Dr. Timur Kuran, Duke Üniversitesi (ABD) Neden Müslüman-çoğunluklu ülkeler dünya ortalamasına kıyasla yüksek düzeyde otoriterlik ve düşük düzeyde sosyoekonomik kalkınma sergilemekte? Ahmet Kuru elinizdeki kitapta bu sorunların nedeni olarak İslam’ı gösteren açıklamaları eleştirmektedir. Kitap Müslümanların 8. ve 12. yüzyıllar arasında felsefi ve sosyoekonomik açıdan Batı Avrupalılardan daha ileri durumda olduklarını açıklamakta. Ama öte yandan Müslüman toplumların sorunlarını Batı sömürgeciliği ile açıklayan tezleri de reddetmekte. Zira Kuru’ya göre sömürgecilik başladığında Müslüman toplumlar zaten siyasi ve sosyoekonomik durağanlık ve hatta gerileme içindeydiler. Kitabın temel argümanı din adamları ve devlet idarecilerinin ilişkisi üzerinedir. Avrupa’da kilise-devlet ittifakı egemen iken, Müslüman toplumlarda filozoflar ve tüccarlar ön plandaydı. Bu durum Müslüman toplumlarda dinamik bir düşünce hayatı ve canlı bir ekonomi doğurmuştu. Ama 11. yüzyılda başlayan süreçle tablo tersine döndü. Avrupa’da entelektüel ve burjuva sınıflar oluşmaya başlarken Müslüman toplumlarda İslam âlimleri (ulema) ile askerî devletler arasında bir ittifak ortaya çıktı. Bu ittifak yüzyıllar süren bir süreçte filozof ve tüccarları marjinalleştirerek entelektüel ve ekonomik yaratıcılığı engelledi. Kitap ulema-devlet ittifakının günümüzde de Müslüman ülkelerde yaratıcılığı sınırladığını göstererek tarihsel açıklamasını bugünkü siyasetle ilişkilendirmektedir.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.