- Ana Sayfa
- Edebiyat
- Tiyatro - Piyes
- Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
Nuri Pakdil’in tiyatro eserlerinde, insanın Tanrı’yı unutmasına bağlı olarak yaşadığı tedirginlik, düştüğü bunalım anlatılıyor. Şematik bir özgürlüğün insana bir şey kazandırmadığı hatırlatılıyor. Bu kitapların bize tuttuğu ayna-da, insan ve toplum gerçeklerini, yerli düşünceden uzaklaşarak karanlığa nasıl koştuğumuzu görüyoruz.
“Çağın her çıkmazının temelinde hep Tanrıtanımazlık sorunu ...
Nuri Pakdil’in tiyatro eserlerinde, insanın Tanrı’yı unutmasına bağlı olarak yaşadığı tedirginlik, düştüğü bunalım anlatılıyor. Şematik bir özgürlüğün insana bir şey kazandırmadığı hatırlatılıyor. Bu kitapların bize tuttuğu ayna-da, insan ve toplum gerçeklerini, yerli düşünceden uzaklaşarak karanlığa nasıl koştuğumuzu görüyoruz.
“Çağın her çıkmazının temelinde hep Tanrıtanımazlık sorunu yok mu? Tanrı’yı unuttu çağın insanı, en çok da Tanrı’yı unuttu. İşte burada ortaya çıkıyor tiyatronun özgörevi: Tanrı’yı insana yeniden duyumsatmak. Yeniden insanı göğe baktırmak, gökle yer arasında ilişki kurdurmak.”
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş’te, mekân, “MEZBAHA”dır. Ve toprakta kanın kurumadığı bu mezbahada, TANIK, “Öldürülenlerin kalp atışları eklenir benimkilerine” der. Gerçekten öldürülenlerin kalp atışları eklenmiyorsa bizimkilerine, bir ölüden farkımız kalır mı?
Kitap Özellikleri
3-5 gün içinde kargoya verilir
Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.
1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!
Nuri Pakdil’in tiyatro eserlerinde, insanın Tanrı’yı unutmasına bağlı olarak yaşadığı tedirginlik, düştüğü bunalım anlatılıyor. Şematik bir özgürlüğün insana bir şey kazandırmadığı hatırlatılıyor. Bu kitapların bize tuttuğu ayna-da, insan ve toplum gerçeklerini, yerli düşünceden uzaklaşarak karanlığa nasıl koştuğumuzu görüyoruz.
“Çağın her çıkmazının temelinde hep Tanrıtanımazlık sorunu yok mu? Tanrı’yı unuttu çağın insanı, en çok da Tanrı’yı unuttu. İşte burada ortaya çıkıyor tiyatronun özgörevi: Tanrı’yı insana yeniden duyumsatmak. Yeniden insanı göğe baktırmak, gökle yer arasında ilişki kurdurmak.”
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş’te, mekân, “MEZBAHA”dır. Ve toprakta kanın kurumadığı bu mezbahada, TANIK, “Öldürülenlerin kalp atışları eklenir benimkilerine” der. Gerçekten öldürülenlerin kalp atışları eklenmiyorsa bizimkilerine, bir ölüden farkımız kalır mı?
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.