- Ana Sayfa
- Genel Politika
- Siyaset
- Kapitalizm ve Ölüm Dürtüsü
Kapitalizm ve Ölüm Dürtüsü
Kapitalizm ölümden yoksun bir yaşam çabası içerisinde, ölümün insani seslerden ve kokulardan arınmış, antiseptik mekânları olan nekropoller oluşturmaktadır. Yaşam süreçleri mekanik olaylara dönüştürülmektedir. İnsan yaşamının işleve bütünüyle uyumu zaten bir ölüm kültürüdür. Performans prensibi, insanı makineye yaklaştırmakta ve onu kendi kendisine yabancılaştırmaktadır. Dataizm ve yapay zekâ düşü...
Kapitalizm ölümden yoksun bir yaşam çabası içerisinde, ölümün insani seslerden ve kokulardan arınmış, antiseptik mekânları olan nekropoller oluşturmaktadır. Yaşam süreçleri mekanik olaylara dönüştürülmektedir. İnsan yaşamının işleve bütünüyle uyumu zaten bir ölüm kültürüdür. Performans prensibi, insanı makineye yaklaştırmakta ve onu kendi kendisine yabancılaştırmaktadır. Dataizm ve yapay zekâ düşünceyi bile nesneleştirmektedir. Düşünme hesaplamaya dönüşmektedir. Canlı anıların yerine mekanik bellek geçmektedir. Sadece ölüler hatırlamaktadır her şeyi. “Sunucu çiftlikleri” bir ölüm mekânıdır. Hayatta kalmak uğruna kendimizi canlı canlı gömüyoruz. Hayatta kalmak umuduyla ölü bir değer olan sermayeyi biriktiriyoruz. Canlı[lar] dünya[sı] ölü sermaye tarafından imha edilmektedir. Sermayenin ölüm dürtüsünün mahiyeti budur. Yaşamı cansız nesnelere dönüştüren ölüsevicilik kapitalizme hükmetmektedir.
Devamını OkuKapitalizm ölümden yoksun bir yaşam çabası içerisinde, ölümün insani seslerden ve kokulardan arınmış, antiseptik mekânları olan nekropoller oluşturmaktadır. Yaşam süreçleri mekanik olaylara dönüştürülmektedir. İnsan yaşamının işleve bütünüyle uyumu zaten bir ölüm kültürüdür. Performans prensibi, insanı makineye yaklaştırmakta ve onu kendi kendisine yabancılaştırmaktadır. Dataizm ve yapay zekâ düşünceyi bile nesneleştirmektedir. Düşünme hesaplamaya dönüşmektedir. Canlı anıların yerine mekanik bellek geçmektedir. Sadece ölüler hatırlamaktadır her şeyi. “Sunucu çiftlikleri” bir ölüm mekânıdır. Hayatta kalmak uğruna kendimizi canlı canlı gömüyoruz. Hayatta kalmak umuduyla ölü bir değer olan sermayeyi biriktiriyoruz. Canlı[lar] dünya[sı] ölü sermaye tarafından imha edilmektedir. Sermayenin ölüm dürtüsünün mahiyeti budur. Yaşamı cansız nesnelere dönüştüren ölüsevicilik kapitalizme hükmetmektedir.
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.