- Ana Sayfa
- Edebiyat
- Roman - Türk Klasikleri
- Mai ve Siyah
Mai ve Siyah
Tünel'den çıktıktan sonra Beyoğlu'nda biraz serseri, dolaşmak; mağazaların camekanları önünde gecikerek şurada yeni çıkmış kitapları; ötede kravatlardan, yakalıklardan, mendillerden teşkil edilmiş zarif örnekleri; bir moda mağazasının kumaşlarını, bütün o gözleri okşayan hiçleri seyretmek istedi. Bon Marche'nin önüne gelerek içeriye girdi. Zaten Beyoğlu'ndan işsiz geçtikçe buraya bir kere girip çı...
Tünel'den çıktıktan sonra Beyoğlu'nda biraz serseri, dolaşmak; mağazaların camekanları önünde gecikerek şurada yeni çıkmış kitapları; ötede kravatlardan, yakalıklardan, mendillerden teşkil edilmiş zarif örnekleri; bir moda mağazasının kumaşlarını, bütün o gözleri okşayan hiçleri seyretmek istedi. Bon Marche'nin önüne gelerek içeriye girdi. Zaten Beyoğlu'ndan işsiz geçtikçe buraya bir kere girip çıkmak adeti idi. Henüz o kadar kalabalık yoktu, ilerledi. Çocuk oyuncaklarının yanına kadar geldi, ellerinde çârpâre, başında maili kırmızılı bir külahla gelip geçenlere gülümseyen bir soytarıya bakmakla meşgulken arkasından kendisine yabancı olmayan bir tatlı sesin hayretle: "A! Cemil Bey!..." dediğini işitti. Başını çevirdi. O vakit anlaşılamaz bir sebeple alışık olunmadık olaylara rast gelince hissedilen titremeye benzer bir titreyiş vücudunu baştan aşağıya sarstı.
Devamını OkuKitap Özellikleri
3-5 gün içinde kargoya verilir
Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.
Tünel'den çıktıktan sonra Beyoğlu'nda biraz serseri, dolaşmak; mağazaların camekanları önünde gecikerek şurada yeni çıkmış kitapları; ötede kravatlardan, yakalıklardan, mendillerden teşkil edilmiş zarif örnekleri; bir moda mağazasının kumaşlarını, bütün o gözleri okşayan hiçleri seyretmek istedi. Bon Marche'nin önüne gelerek içeriye girdi. Zaten Beyoğlu'ndan işsiz geçtikçe buraya bir kere girip çıkmak adeti idi. Henüz o kadar kalabalık yoktu, ilerledi. Çocuk oyuncaklarının yanına kadar geldi, ellerinde çârpâre, başında maili kırmızılı bir külahla gelip geçenlere gülümseyen bir soytarıya bakmakla meşgulken arkasından kendisine yabancı olmayan bir tatlı sesin hayretle: "A! Cemil Bey!..." dediğini işitti. Başını çevirdi. O vakit anlaşılamaz bir sebeple alışık olunmadık olaylara rast gelince hissedilen titremeye benzer bir titreyiş vücudunu baştan aşağıya sarstı.
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.