Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Masumiyetin o çocuksu, nazlı utangaçlığı kayıp gitmişti ellerimizden bir bir...

360,00 ₺

Kitap tanıtım metni (arka kapak):
Sobanın üzerinde içinde sıcak su bulunan bir güğüm var. Komşular vermişti. Kovada suyu ılıtıp yıkadım Yağız'ı. Küçük bir çocuk gibi itiraz etmeden yıkandı. Çok zayıflamıştı. Omur kemikleri tek tek sayılabiliyordu ve tüm vücudu çektiği işkencelerin izini taşıyordu. Kürek kemikleri olduğu gibi dışarıdaydı. Ağlamamak için zorluyordum kendimi. İnsanlar nasıl yapıyorl...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Edebiyat, Roman - Günümüz
24 Nisan 2019
189
Türkçe
Karton
130x195 mm
9786057883858
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Kitap tanıtım metni (arka kapak):
Sobanın üzerinde içinde sıcak su bulunan bir güğüm var. Komşular vermişti. Kovada suyu ılıtıp yıkadım Yağız'ı. Küçük bir çocuk gibi itiraz etmeden yıkandı. Çok zayıflamıştı. Omur kemikleri tek tek sayılabiliyordu ve tüm vücudu çektiği işkencelerin izini taşıyordu. Kürek kemikleri olduğu gibi dışarıdaydı. Ağlamamak için zorluyordum kendimi. İnsanlar nasıl yapıyorlardı bunları? Tıpkı kendisine benzeyen, kendisi gibi bakan, gülen, ağlayan bir canlıyı nasıl incitebiliyorlardı böylesine. Oysa hepimiz annemizin rahminde dokuz ay o tatlı sıvının içinde minicik bir fetüsten minicik bir bebeğe dönüşürken aynı yolculuğu tamamlamadık mı? Süt dolu memeleri oburca emmedik mi? Masum birer bebekken nasıl oldu da acımasız canavarlara dönüştük. Anlayamıyorum. Bilemiyorum. Cevaplarını bilemediğim bu soruların karşısında boynum bükülüyor... Olmadık. Olamadık. Yarım yamalak kaldık. Bu yüzden belki de hâlâ aşkı, sevgiyi özlenenleri, öldüren çöl sıcağında bir damla su gibi arayışımız. Ve bitmeyen sevdalarımız... Denizlere... Yağızlara... Sürgün kuşlara...

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.