Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Münhal

245,00 ₺

"Deprem oluyor galiba," dedi genç kadın, sevgilisini iterek.
"Başını döndürmüş olmayayım."
Genç adam gülüyordu. Sevgilisi ise ciddileşmişti.
"Hiç komik değil, bina sallandı."
"Canım," dedi adam. "İskele sallanmıştır belki, depremse bile hafif bir depremdir."
"Off," dedi kadın. "Bugün değilse de yarın öbür gün, deprem olacağı kesin."
"Eh yani," dedi adam. "O kadarını biz de biliyoruz."
Yakup, Börkl...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Edebiyat, Hikaye - Öykü
07 Kasım 2014
115
Türkçe
Karton
130x195 mm
9789750516573
Stokta yok
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

"Deprem oluyor galiba," dedi genç kadın, sevgilisini iterek.
"Başını döndürmüş olmayayım."
Genç adam gülüyordu. Sevgilisi ise ciddileşmişti.
"Hiç komik değil, bina sallandı."
"Canım," dedi adam. "İskele sallanmıştır belki, depremse bile hafif bir depremdir."
"Off," dedi kadın. "Bugün değilse de yarın öbür gün, deprem olacağı kesin."
"Eh yani," dedi adam. "O kadarını biz de biliyoruz."
Yakup, Börklüce'ye bakıyor, Alnico "kimim ben" diye soruyor. Lida'nın gülünce gözleri parlıyor, Artin Bey, Fedora'ya el sallıyor. Nehir uzun, çok da hızlı akmıyor. Yine Kur'an okunacak ve yine melekler cevap verecek, o biliyor.
Ekin Can Göksoy, cadıları, çamura düşen mendilleri, zihgiri, Allah'ın taş ettiklerini, şehirden çıkan dumanı, emanetleri, Dolapdere'yi anlatıyor. Gün yüzüne çıkan yeni bir yazar.
Münhal, içinde hikâyeler olan bir kaleydoskop... Fısıltılı, güvercin tedirginliğinde...

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.