Pandora’nın Kapısı
"Akıl tutkuların kölesidir." sözüne yakışan bir tutku hikâyesi.
90'ların Almanya'sında geçen roman, genç bir adamın hayatla ve geçmişiyle içten içe verdiği mücadeleyi merkeze alırken, bir yandan da aşkın ördüğü ağın, sıradan yaşamları nasıl birbirine bağladığım incelikli bir dille göz önüne seriyor.
"Kuzey Denizi'nin tuz kokulu rüzgârı, sabah sisine karışan insan sesleri... Hepsi bir zamanlar sıra...
"Akıl tutkuların kölesidir." sözüne yakışan bir tutku hikâyesi.
90'ların Almanya'sında geçen roman, genç bir adamın hayatla ve geçmişiyle içten içe verdiği mücadeleyi merkeze alırken, bir yandan da aşkın ördüğü ağın, sıradan yaşamları nasıl birbirine bağladığım incelikli bir dille göz önüne seriyor.
"Kuzey Denizi'nin tuz kokulu rüzgârı, sabah sisine karışan insan sesleri... Hepsi bir zamanlar sıradan, sessiz ama yine de güzel manzaralardı.
Oysa şimdi her şey, sanki görünmeyen bir el tarafından yeniden renklendirilip resmediliyordu. Lanski'nin daha önce görmediği bir katmandı bu. Maya'ya karşı, günden güne büyüyen tutku, dünyanın dokusuna da siniyordu."
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.