ŞAH BALABAN DESTANI
“1683. Yalın demirin, kızıl kanın ve barutun zamanlarıydı.”
Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana surları önünde uğradığı büyük bozgun, sadece bir ordunun geri çekilişi değil; bir yiğidin kendi efsanesine yürüyüşünün başlangıcıydı. Ordusunun güvenli çekilişi için kellesini koltuğuna alıp düşman seline set olan bin yeniçeriden biriydi o: Deliormanlı Balaban Hasan.
Viyana önlerinde esir düşen, bu korkusu...
“1683. Yalın demirin, kızıl kanın ve barutun zamanlarıydı.”
Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana surları önünde uğradığı büyük bozgun, sadece bir ordunun geri çekilişi değil; bir yiğidin kendi efsanesine yürüyüşünün başlangıcıydı. Ordusunun güvenli çekilişi için kellesini koltuğuna alıp düşman seline set olan bin yeniçeriden biriydi o: Deliormanlı Balaban Hasan.
Viyana önlerinde esir düşen, bu korkusuz yeniçeri için kaderin başka bir planı vardı. Balaban Hasan ve yârenleri, ö
...
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.