Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Siyonizm ve Kudüs'ün Musevileştirilmesi

430,00 ₺

Siyonizmin temelini Yahudi milliyetçiliği ve dindarlığı oluşturmaktadır. Bu nedenle Siyonizm, öncelikle milliyetçilik kaynaklı gelişim gösterdi sonrasında ise siyasi ya da politik açıdan yayıldı. "Topraksız bir halk için, halksız bir toprak” sloganı ile Filistinliler kendi topraklarında yok kabul edildi. İngilizler Balfour Deklarasyonu ile kendi hâkimiyetlerinde olmayan bölgeler için üçüncü tarafl...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Din, Yahudilik
08 Eylül 2026
288
Türkçe
Karton
135x210 mm
9786258505856
Stokta yok
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

Siyonizmin temelini Yahudi milliyetçiliği ve dindarlığı oluşturmaktadır. Bu nedenle Siyonizm, öncelikle milliyetçilik kaynaklı gelişim gösterdi sonrasında ise siyasi ya da politik açıdan yayıldı. "Topraksız bir halk için, halksız bir toprak” sloganı ile Filistinliler kendi topraklarında yok kabul edildi. İngilizler Balfour Deklarasyonu ile kendi hâkimiyetlerinde olmayan bölgeler için üçüncü taraflara taahhütte bulundu. Siyonist Kongreler bu yolda önemli kilometre taşlarından biridir. Bu Kongrelerde, Aşkenazilerden Sefaredlere, muhafazakârlardan çağdaşlara, sosyalist devrimcilerden burjuva bankerlerine, esnaflardan öğrencilere, doğululardan batılılara bütün Yahudileri bir çatı altında topladı. Yahudiler, Makyavelist anlayışla hareket ettiler, her zaman daha güçlüyü aradılar, hep daha güçlüden yana oldular. Uluslararası sistem içerisinde realizmin gerektirdiği şekilde denge politikası gözeterek hareket ettiler. Realizm gereği, Siyonist politika, var olabilmek için dünyanın en güçlü devleti hangisi ise kaderini ona bağladı. Gücün değişimi, Siyonist ittifakın da değişimi anlamına geliyordu. 1850’li yıllarda Avrupa’daki güçlerden en az Yahudi aleyhtarı olanlar İngilizlerdi. O yüzden bütün büyük güçlerle mekik diplomasisi yaptılar. Ancak sonuçta İngilizler tarafında karar kıldılar. Bu sayede İsrailoğulları, yaklaşık 2000 yıldır ulusal bir devlete sahip olmadıkları halde diğer uluslar içerisinde erimeden, yok olmadan varlıklarını sürdürdüler. Fenikeliler, Sümerler, Babilliler, Asurlular, Amoritler vb. milletler başka milletler topluluğu içerisinde asimile olarak yok oldukları halde, Yahudiler ulusal kimliklerini koruyarak varlıklarını korudular. Bunu da bulundukları her ortamda ekonomik güce sahip olarak sağladılar. Tarih boyunca gayrımenkul değerlere yönelmediler, varlıklarını çoğunlukla menkul değerlerde tuttular. Para meslekleri oldu, tefecilikte uzmanlaştılar. Modern dönemde banka, finans, borsa, tahvil alanında uzmanlıklarını devam ettirdiler.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.