Timur’un Avrupalı Esiri Türkleri Anlatıyor (1394-1427)
Bu kıymetli eserimizde henüz on altı yaşındayken Müslümanlara esir düşen bir Avrupalının gözlerinden kurulma
aşamasında olan Osmanlı’yı, kurduğu büyük imparatorluğuyla Timur’un ihtişamını ve Orta Asya’nın sonsuz
bozkırlarını görüyoruz.
Timur’un saraylarından Anadolu’daki köylere uzanan yolculuğu boyunca, Schiltberger ne gördüyse onu yazmış, ama
hep “orada olmaması gereken biri” gibi yazmıştır. Müs...
Bu kıymetli eserimizde henüz on altı yaşındayken Müslümanlara esir düşen bir Avrupalının gözlerinden kurulma
aşamasında olan Osmanlı’yı, kurduğu büyük imparatorluğuyla Timur’un ihtişamını ve Orta Asya’nın sonsuz
bozkırlarını görüyoruz.
Timur’un saraylarından Anadolu’daki köylere uzanan yolculuğu boyunca, Schiltberger ne gördüyse onu yazmış, ama
hep “orada olmaması gereken biri” gibi yazmıştır. Müslüman efendilerinin yanında geçirdiği yıllar boyunca gördüğü
düzen, disiplin ve güç, onda hem endişe hem de öfke uyandırır. Yazdıkları, inancını korumaya çalışan bir Batılının,
yabancı bir dünyanın içinde var olma mücadelesidir. Bugün elimizdeki bu belge, Avrupa ile Asya’nın birbirine değdiği
en sert çizgiyi gözle görülür hâle getirmektedir. Eser, Avrupa’nın Doğu’ya dair erken dönem bilgisinin en sahici
kaynaklarından biridir. O dönemde hiçbir Batılı gözlemci, Osmanlı, Timur ve Memlük dünyalarını bu kadar iç içe
yaşamamış, dinî kimliğini yitirmeden bu kadar uzun süre içeriden gözlem yapmamıştır. Eser bu yüzden hâlâ canlıdır;
çünkü tarihî bilgilerin arasına insanın korkusunu ve inancını yerleştirir.
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.