Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Türkiye'nin Yeni Rejimi: Rekabetçi Otoriterlik

450,00 ₺

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, ideolojisi veya çıkarları nasıl tanımlanırsa tanımlansın, son kertede iktidara seçim yoluyla gelmiş ve iktidarda sandık yoluyla kalmıştır... Bu nedenle, meşruiyetini rejimin rekabetçi unsurlarından alır. Seçimle elde ettiği gücü ise devleti siyasallaştırmak, hesap verme alanını daraltmak ve oyun alanını kendi lehine eşitsiz hale getirmek için kullanır.”

Berk Esen, Şebnem ...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

05 Kasım 2025
302
Türkçe
Karton
135x195 mm
9789750539091
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, ideolojisi veya çıkarları nasıl tanımlanırsa tanımlansın, son kertede iktidara seçim yoluyla gelmiş ve iktidarda sandık yoluyla kalmıştır... Bu nedenle, meşruiyetini rejimin rekabetçi unsurlarından alır. Seçimle elde ettiği gücü ise devleti siyasallaştırmak, hesap verme alanını daraltmak ve oyun alanını kendi lehine eşitsiz hale getirmek için kullanır.”

Berk Esen, Şebnem Gümüşçü ve Hakan Yavuzyılmaz, bütün dünyadaki demokrasiden uzaklaşma eğiliminin bir parçası olan Türkiye’nin otoriterleşme deneyimini rekabetçi otoriterlik kavramıyla analiz ediyorlar. Yargının ve yasamanın yürütmenin yörüngesine girdiği, düşünce ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, muhalefetin baskı altına alındığı, medyanın muhalefetten olabildiğince “temizlenip” iktidar propagandasının bütün mecraları kapladığı bir ortamda, seçim, demokrasinin tek soluk borusu haline geliyor, bu rejimde. Ancak bütün siyasal oyun alanı gibi seçimlerin de “tek kale maça” göre düzenlenmiş gayri adil yapısı, bu imkânı da tıkıyor.

2023 seçimlerini, rekab“Cumhurbaşkanı Erdoğan, ideolojisi veya çıkarları nasıl tanımlanırsa tanımlansın, son kertede iktidara seçim yoluyla gelmiş ve iktidarda sandık yoluyla kalmıştır... Bu nedenle, meşruiyetini rejimin rekabetçi unsurlarından alır. Seçimle elde ettiği gücü ise devleti siyasallaştırmak, hesap verme alanını daraltmak ve oyun alanını kendi lehine eşitsiz hale getirmek için kullanır.”

Berk Esen, Şebnem Gümüşçü ve Hakan Yavuzyılmaz, bütün dünyadaki demokrasiden uzaklaşma eğiliminin bir parçası olan Türkiye’nin otoriterleşme deneyimini rekabetçi otoriterlik kavramıyla analiz ediyorlar. Yargının ve yasamanın yürütmenin yörüngesine girdiği, düşünce ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, muhalefetin baskı altına alındığı, medyanın muhalefetten olabildiğince “temizlenip” iktidar propagandasının bütün mecraları kapladığı bir ortamda, seçim, demokrasinin tek soluk borusu haline geliyor, bu rejimde. Ancak bütün siyasal oyun alanı gibi seçimlerin de “tek kale maça” göre düzenlenmiş gayri adil yapısı, bu imkânı da tıkıyor.

2023 seçimlerini, rekabetçi otoriterliğin sürdürülebilirliğinin sınanması bakımından kritik bir deneyim olarak alan yazarlar, bu rejimde muhalefetin konumunu ve perspektiflerini de tartışıyorlar. Türkiye’nin Yeni Rejimi: Rekabetçi Otoriterlik’in sorusu, şu: Rekabetçi otoriterlik, Türkiye için son durak mı?etçi otoriterliğin sürdürülebilirliğinin sınanması bakımından kritik bir deneyim olarak alan yazarlar, bu rejimde muhalefetin konumunu ve perspektiflerini de tartışıyorlar. Türkiye’nin Yeni Rejimi: Rekabetçi Otoriterlik’in sorusu, şu: Rekabetçi otoriterlik, Türkiye için son durak mı?

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.